mercoledì, agosto 31, 2005

Qualcuno parla turco?

Sull’ottomano sito dell’editore turco di Dampyr, è comparsa (credo) la recensione della mia avventura dampyresca ambientata ad Istanbul.
C’è un elenco di punti, di quelli che a prima vista sembrano errori o curiosità, data la particolare situazione : un albo italiano, ambientato in Turchia, letto da turchi, ho come il sospetto di aver fatto alcune cappellate, come gli americani quando ambientano i film in Italia.
La curiosità mi sta ammazzando, a qualcosa ci arrivo per deduzione, ma la mia ignoranza anatolica è abissale, non spiccico una parola di turco e non ho idea di che cosa stanno parlando.
Comunque, se ho fatto degli errori, li hanno fatti anche i designer di Driver 3!
(E questo la dice lunga su come si documentano, alle volte, gli scrittori di fumetti)
Per cui, se tra di voi c’è qualche cervellone che sta studiando turco, lo imploro di aiutarmi!
Il testo è questo:

Dampyr orijinal sayı: 39
Son Gece

Yazan: Diego Cajelli
Çizen: Fabio Bartolini

1. Daha ilk karedeki resmi görür görmez hikayenin İstanbul'da geçtiğini anlıyorsunuz. Zaten öykünün ilk kelimesi İSTANBUL...

2. Murat, Süleyman Sinan, Hakan Birtek gibi karakter isimleri de kesinlikle biz Türklere ait. Üstelik çoğu esmer ve bıyıklı. Mafya babası Süleyman Sinan'ın atlet ve çizgili pijamayla uyuması da alenen bizleri anlatıyor.

3. Vampir Adara, uzun kirpikleri ve yukarıya doğru sivrilen kaşlarıyla seneler önce televizyonda izlediğimiz Uzay 1999 dizisindeki Maya'yı anımsatıyor.

4. Süleyman Baba'nın ve çetesinin hamama giderken kullandığı her iki araba da Mercedes! Çok doğru bir tespit, baba gibi araba!

5. Bazı cümleler hem derin anlamlar içeriyor, hem de eğlenceli...
- Ölmek istemiyorum!...
- Kimse istemez...

- Henüz kariyerinin başında bir suçlu olduğunu ve kartvizitine yazacak afili bir şeyler aradığını düşünsene... Vampir Birtek...

- Bana, öldürmen gereken insanların yaşam gücünden ibaret olan yemeğimi getir, ben de ölümü senden uzak tutayım... İnsanlar arasında buna aşk denir.

- O göbek dansı değil Kurjak, yalnızca sallanıp duran sarkmış etler...

- Ekranda iyi görünmek için hangi kravatı takıp, hangi kremi süreceğimden fazlasını düşünüyorum.

- Güneş batar batmaz, hamam böcekleri gibi ortaya çıkıyorsun.

- Hiçbir şey sonsuza dek sürmez.

- İltifat etmeyi bırak, beni yatağa atacak değilsin!

- Bir duygusal vampirimiz eksikti, o da tamam oldu! Hayaletler gören Harlan'ı da katarsak, delilerden oluşan güzel bir grup olduk sayılır.

- Sanırım bir aşk hikayesi sona erdi... Ya da bir lanet... Ne de olsa aralarında pek bir fark yok sayılır.

6. Mekan çizimleri inanılmaz derecede gerçekçi ve doğru. Harlan ve ekibinin kaldığı otelin yanındaki binanın tepesinde OSMANLI BANKASI tabelası bile var. İlerleyen sayfalarda aynı otelin yanındaki bir başka binanın cephesinde Karbosan Zımpara Taşları reklamını görebiliyoruz.

7. Boğaz köprüsü geçişinden sonraki karede karşımıza çıkan Eminönü Meydanı'ndaki direkler arasında dolaşan havai elektrik hattı herhalde sadece bizim ülkemizde görülebilen bir manzaradır.

8. Adı lokal diye geçen pavyondaki dansözler ve müzisyenlerin kullandığı enstrümanlar da çok doğru fakat artık bu tip mekanlarımızda dansözler değil, yarı çıplak Rus kızları dans ediyor... Fakat ortada dolaşıp, servis yapan garsonların fes taktığı pek sık görülmez. Ayrıca her ortamda nargile içen bir toplum da değiliz.

9. Lokalin çıkışındaki parke taş kaplı ara sokakta yürüyen ahali ve soldaki vitrinden içeri bakan pardösülü ve türbanlı kadınlar, kısa boylu ve bıyıklı erkekler, hafif şişko ve entarili bir kadın ile yanındaki şortlu çocuk bizden insanlar...

10. Sultanahmet Meydanı neredeyse bir fotoğraf gibi gerçekci...

11. Rumelihisarı görüntüleri muhteşem!

12. Yaceck'in masa başında oturup silahlarını doldurduğu ve sigarasını yaktığı, duş aldığı, Mercedes'ten içeri el bombası attığı konuşma balonu bulunmayan bölümler sinema sahnelerini anımsatıyor. Ayrıca, Yaceck'in iki elinde birer tabancayla hamama yaptığı saldırıda bariz bir şekilde John Woo filmlerinin (Hard-Boiled, Killer, Face Off) havası var.

13. Vukrovec köyündeki büyücünün kızıyla ilişki kuran Türk (bence Osmanlı olmalıydı) askerinin neden bıyıksız olduğunu anlayabilmiş değilim.

14. Tesla, Harlan ve Kurjak ile bir ekip oluşturduğundan beri ilk kez (fosforlu bir kuşunla) ciddi anlamda yaralanıyor.

15. Uzunca bir süre hafızalardan silinmeyecek, nefis çizimler eşliğinde harika bir hikaye!!!

4 commenti:

Anonimo ha detto...

Guarda il thread su ComicUS

Guglie

sparidinchiostro ha detto...

Installati 'sta roba e poi facci sapere.

http://www.langtolang.com/

Ciao
P.

foolys ha detto...

in 8 punti parla di quanto sei bravo, in 5 di quanto sei bello, mentre i 2 che avanzano son fatti apposta per destare stupore con una accesissima polemica su berlusconi

Anonimo ha detto...

Sul forum di Zagor che penso tu conosca e che bazzicavo tempo fa, c'era un ragazzo turco che conosceva anche l'inglese (come tutti quelli che non sono italiani). oppure chiedi a Boselli che è poliglotta :P

ciao
marcolo